Koloniler halinde yaşayan ve toplu şekilde hareket eden arılar, insanoğlunun bugün dahi anlamakta güçlük çektiği bir yaşama biçimine sahiptir. İşçi arılar, erkek arı ve kraliçe arı olarak üç gruba ayrılan kolonide, her grubun farklı görevleri vardır. Erkek arı çiftleşmeye yardım ederken, ana arı yumurtlama işlemini gerçekleştirerek koloninin devamının sağlar. Buna karşılık işçi arılar, koloninin güvenliğinden, besin ihtiyacından ve bal üretiminden sorumludur. Çiçeklerden topladığı özsuları bala dönüştüren ve buna eş zamanlı olarak tozlaşmaya katkı yaparak, bitkilerin de devamlılığını sağlayan arılar, bal arıları ve yaban arıları olmak üzere de ayrılmaktadır. Bal arıları, yaşamsal döngü içerisinde zorunlu bir öge olduğu gibi, yaban ya da eşek arıları, balarıları için tehdit oluşturduğu gibi, insanlara saldırarak da zarar vermektedir.

Yaban arısı ve eşek arısı için ilaçlama yapılabilirken, bal arıları için ilaçlama yapılmaz. Arı yetiştiriciliği yapanların en büyük düşmanlarından biri olan eşek arıları, arı kolonilerine saldırdığı gibi insanları da sokarak, alerjilere ve şiddetli ağrılara yol açmaktadır. Bu nedenle yaban arılarına karşı arı ilaçlama yapılabildiği gibi bal arılarının yaşamsal döngülerini olumsuz etkileyecek herhangi bir müdahalede bulunmak kesinlikle yasaktır. Buna karşın sıvı ilaçlar kullanılarak yapılabilen yaban arısı ilaçlama işlemleri için kullanılan ilaçların kalitesi kadar, uygulama yöntemleri ve teknikleri de önemlidir.

Bal arıları, sokması durumunda kısa sürede ölürken, yabanarıları defalarca sokabilir. Sert bir iğneye sahip olan ve sokması durumunda ağrıya eşlik eden ateş ve mide bulantısı gibi etkilere de sebep olan yaban arısı ilaçlama yapılmadığı müddetçe çoğalmaya devam eder. Yaban arısı sokması durumunda doktora başvurmak gerektiği gibi bu canlıların neden olabileceği zararları engellemek için tedbir almak son derece önemlidir.